Türk Abide ve Anıtları

DİL SEÇİMİ

Nusret. Çanakkale Boğaz Komutanlığı Askeri Müze, Çanakkale

Sessizce yirmi ‘demir kazanını’ dök…

BÜYÜT image: see caption below
Nusret’in arka kısmındaki mayın güvertesinden bir manzara.

1915 yılının, Nusret adli Türk mayın gemisinin maketi, Çanakkale Boğaz Komutanlığı Askeri Müze’dedir. Bu gemi, çok yerinde bir kararla, dökmekle görevli olduğu mayın çeşitleri ile birlikte Çanakkale Boğazı sahillerinde sergilenmektedir. 1915 başlarında Türkler, Müttefik saldırısını beklerlerken, Boğaz’da bir kıyıdan diğerine, sıralar halinde 370 mayın döktüler. Bu mayınlar, çeşitli kalelerin, tabyaların ve taşınabilir bataryaların toplarıyla birlikte, denizden gelecek saldırılara karşı, Çanakkale Boğazı’nın ana savunmasını oluşturdular. Müttefik donanması Marmara Denizi’ne girip İstanbul’a ulaşmak için ilk önce mayınları ve kaleleri halletmek zorundaydı, aski taktirde-yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı. 8 Mart 1915 gecesi, Nusret’in sadece bir kaç gün önce kalp krizi geçiren komutanı Yüzbaşı Hakkı Bey, gemisini Kepez Burnu’nun güneyindeki Erenköy Koyu’na getirdi:

image: see caption below
1915 yılından kalma bir Türk mayını. Çanakkale Boğaz Komutanlığı Askeri Müze, Çanakkale.

Alman gözlemciler, daha önceki bombardımanlar  sırasında, savaş gemilerinin [Britanyalı ve Fransız] bu bölgeye gelip manevra yapmaya alışık olduklarını kaydetmişlerdi ve Müttefikleri hiç düşünmeden  Nusret buharlısının, Müttefik donanmasının kaygısızca kendilerinin saydıkları bu sulara girerek,  ana Kepez mayın tarlasının epeyce ilerisinde sessizce yirmi ‘demir kazanınını’ dökmesini organize ettiler.

[John North, Gallipoli: The Fading Vision, London, 1936, sayfa 303]

BÜYÜT image: see caption below
Çanakkale Boğaz Komutanlığı Askeri Müze’deki Nusret. Arka planda Çimenlik Kalesi gözükmekte. Bu kale, Osmanlı Sultanı II. Mehmet tarafından İstanbul’u ele geçirip ve Bizans İmparatorluğu’nun kalıntılarını ortadan kaldırmadan bir sene önce, 1452’de, Boğazlar’ı savunmak için, yaptırılmıştır. Osmanlı Türkleri için Sultan Mehmet’in saltanatı çok başarılı olduğundan, ona ‘Fatih’ ünvanı verildi.

Hakkı Bey “kazanlarını” dökmekle kalmadı, (daha sonraki bir Türk raporu gerçekte Nusret tarafından 20 değil 26 mayın döküldüğünü belirtir) kıyıdan kıyıya değilde, kıyıya paralel olarak döktü. 18 Mart 1915 günündeki büyük deniz saldırısı sırasında, savaş gemileri açık denize açılmadan önce Erenköy Koyu’ndan dönmeye çalıştılar ve bu gemilerden en azından üçü, o zamana kadar bilinmeyen bu mayınlara çarptı. İki gemi (Bouvet ve Irresistible) bu koyun içinde battı. Üçüncü gemi Inflexible, ağır yara aldı ve tekleyerek boğazdan dışarıya çıktı. Bu mayınlardan birine çarpmış olması olası olan Ocean da koyun içinde battı. Doğal olarak, Hakkı Bey ve mürettebatı ödüllendirildiler. Tarihçi John North, Nusret’in mayınlarının keşfedilmemesine yol açan Britanyalıların bu ‘dalgınlığının’, 18 Mart’tan sonra Çanakkale Boğazı’nı denizden geçmek için yapılacak hücumların iptal edildiği ve bunun yerine Gelibolu’ya asker çıkarıldığı için “tarihin akışını değiştirdiği” görüşünü savunur.