Dil Seç

Alt alt gezinti

Türk Abide ve Anıtları

Kanlısırt Anıtı, Arıburnu, Gelibolu

Dil Seç

Kanlısırt’ı Kahramanca savundular…

Büyüt (yeni pencerede açılır) Fotoğraf: aşağıdaki başlığa bakın
Kanlısırt Anıtı, Kabatepe-Conkbayırı yolu, Gelibolu.

Kanlısırt bölgesindeki çarpışmalarda Türk kayıpları çoktu. Bu bölgedeki Türk savunması, sahilden başlayıp, Kabatepe’ye, oradan Kanlısırt’a ve sonra Conkbayırı'na çıkan yolun kenarındaki beton bir dikilitaş ile anımsanır. Kanlısırt Anıtı’nın üzerinde şu sözler yer alır:

Anzak kuvvetleri, 6-7 Ağustos 1915’te, Anafartalar bölgesine çıkarılan Britanya Kolordusuna yardım etmek için,  Arıburnu cephesini savunan, 19. ve 16. Türk Tümenlerini yerlerine mıhlamak  amacıyla hücum ettiler. 16. Tümenin birlikleri, 1520 şehit ve 4750 yaralıdan  fazla olan ağır kayıplarına rağmen, şiddetli muharebeler sonucu Kanlısırt’ı kahramanca savundular.

[Tonie ve Valmai Holt, Battlefield Guide to Gallipoli, Barnsley, 2000, sayfa 156]

Bu anıta, Avustralyalıların çok iyi bildiği bir çarpışma olan, Kanlısırt’ta neler olduğuna Türk tarafının yorumunu getirdiği için ‘savaş meydanı hikayesi’ anıtı denilebilir. ‘Kanlısırt'ı kahramanca savundular’ sözlerine , o muharebede kendileri de 2000 kayıp veren Avustralyalılardan bir itiraz gelmemiştir.

Büyüt (yeni pencerede açılır) Fotoğraf: aşağıdaki başlığa bakın
Şubat-Mart 1919’da, Arıburnu’ndaki Bombatepe’de öğle yemeği yiyen Avustralya Tarih Komisyonu üyeleri. Soldan ikinci, Arıburnu muharebelerinin Türk tarafı hakkında Charles Bean’e birçok bilgi veren ve Kanlısırt muharebelerinde bir Türk birliğine komuta eden Zeki Bey’dir. [AWM G01904]

Avustralyalıların, 6 Ağustos öğle vakti Kanlısırt’a karşı gerçekleştirdikleri hücum çok başarılıydı ve önemli miktarda Türk ön hattı ve arka siperleri Anzakların ellerine geçmişti. Eğer hücum edenler sırtı aşıp, Türklerin yakınlarındaki İnglizlerin "cup" dedikleri küçük vadiye ilerleyebilmiş olsalardı, Türklerin başına daha büyük bir felaket gelebilirdi. Bu kritik zamanda 57. Alayın 1. Bölük komutanı Zeki Bey gibi komutanlar savunmayı canlandırdılar:

Sağ taraftaki siperin içine girdim ve  yaklaşık otuz metre kadar ilerledim. Orada subay yerine, Hoca’yı bölüğümün başında  buldum. Bölük, Alayın 1. Bölüğü olduğundan onun rütbesi Müftü idi – 2. ve 3. Bölüktekilerin rütbesi İmam’dı. O, çok cesur bir adamdı ve sakinliğini elden bırakmadı ... Müftü ‘Bu tarafı merak etme.  Ben burada tutunacağım’ dedi.

[Zeki Bey, Charles Bean’in Gallipoli Mission kitabından alıntı. Sydney, 1990, sayfa189]

Büyüt (yeni pencerede açılır) Fotoğraf: aşağıdaki başlığa bakın
Aralık 1915’te Arıburnu’nun Anzaklar tarafından boşaltılması sonrasında dikilen, orijinal Türk anıtı. [AWM G01752]

Avustralyalıların Türk siperlerine saldırıp, ellerine geçirdikleri sırada, Türk komutanlardan biri de Tevfik Bey’di. Siperlerin kaybı onu afallattı ve o Avustralyalıların açtığı gedikten muhtemelen kendisinin sorumlu tutulabileceğini biliyordu. Zeki Bey onu "cup" taki yamaçta çok üzgün bir halde siper almış buldu. Gerçekten Tevfik Bey, o gün, üstlerine Kanlısırt’taki siperlerin geri alındığını söylemesi de dahil olmak üzere bazı hatalar yaptı. O, komutasındaki iki bölüğün çoğunu da kaybetmişti. Durum daha da kötüye gitmeye başlayınca, Tevfik Bey sonunda sinirlerine hakim oldu ve “Şimdi ben askerleri toparlayacağım ve biz ne pahasına olursa  bir şeyler yapacağız.” dedi. Bunun bedelini, askerlerinin önünde hücum ederken patlayan bir bomba yüzünden ölüp, hayatıyla ödedi. Avustralyalılar, Türk mevzilerinin çok önemli bir bölümünü ellerine geçirdikleri ve ellerinde tuttukları Kanlısırt Muharebesi boyunca, bu muharebeye katılanların gösterdikleri cesareti çok iyi hatırlarlar. Türkler Kanlısırt’ı, Zeki Bey, Müftü ve Tevfik Bey gibi kişilerin, durumun daha büyük bir felakete dönüşmesini ve Avustralyalıların ilerlemelerini engelledikleri bir yer olarak hatırlarlar. Gerçekten de, “Kanlısırt’ı kahramanca savundular” denilebilir.

[Not: Kanlısırt’takine ek olarak, Arıburnu ve Anafartalar bölgesinde birçok Türk ‘savaş meydanı hikayesi’ anıtları vardır. Conkbayırı'nda, yarım daire içerisinde, yukarı, Allah’a doğru açılmış bir eli temsil eden beş anıt vardır.]